30 Ekim 2014 Perşembe
21:01
rss
rss
twitter
makifsahin@hotmail.com
DİRENİŞ
İsyan; zamanın gövdesinden mekânın ruhuna akan bir ırmağın çağıltısından ilham almıştır.
ark
A A

Direniş; uyumlu gibi görünen ama güdümlü olma ihtimali çok yüksek olan siyasi ideolojik veya teolojik olabileceği gibi toplumsal kaynaklı taraftar topluluğunun sesli ve sessiz muhalefetidir. Bazı zamanlar bu muhalif seslere karşı direnen çaresiz kenara itilmişlerin ihtiraslarıyla doğan gürültünün feryatlarıdır. Çağın çakıl taşlarıyla kuş cıvıltılarının ritmine ayak uydurmuş delikanlı sesleridir.
             Toplumsal muhalif kültürün yapıtaşları bir sızının bir bedene girmesi gibi derindir. Toplumları toplum yapan asi dinamikleridir. İsyanın çakıl taşlarına sığınan aktörlerinin tavır ve davranışları sessiz bir iklimin rüzgârıyla savrulur. Eşyaları tozlanmış bir meskenin küflenmiş sözleriyle büyülenir. Tütsülenmiş aşkın esaretiyle şekil bulur. Toplumsal alanda ilham alabilmek için şarkıların ninnisine başvurur. Önce bir türkünün nakaratına düşen delikanlı dudakların amatör mırıldanmasına eklenip tozlu bulutların arasına savrulur. Yüreğimize biriken asi tılsım kaldırımlara damlayan yağmurun ilk gözyaşıdır. Arka sokakların ihtirasıyla beslenen, kenar mahalle özlemiyle tutuşan gecekondunun bacasına duman olan bulutlara uzanan bir tutkudur. İnşaat işçilerinin dillerine dolanmış bir türkünün yankılanan öfkesiyle buluşan sevdadır. Irgatın teriyle tuzlanan tahılın elimize bulaşan ruhumuza erişen ilhamıdır. Okul sıralarının heyecanıyla bir öğrencinin için de kıpırtıya dönüşen ezilmişliğin ve korkunun nümayişlere dönüşme şarkısıdır. Sloganlarıyla bir kavramı çağrıştıran aslında bir eylemin yürüyüş kulvarındaki tınısının gürültüsüyle savrulan kuş cıvıltılarıdır.         
                   Toplumların haksızlığa karşı direnmesi tarihin her döneminde var olmuştur. Bu gün dünyanın her yerinde direnen insanların öyküleri efsaneleşmiş günümüze kadar ulaşmıştır. Haksız krallıklar ilahi bir felaketle yâda direnenlerin soluklarında biriken cehennemle yerle bir olmuştur. Bu gün İslam coğrafyasında ve uzak doğuda tarihi süreci belirleyen yine zalim ve diktatör sistemlere karşı direnen bireylerdir. Şarkın en doğusunda garbın en uzağına kadar tarihi süreç böyle gelişmiştir.
          İslam coğrafyasında benzer öyküler mevcuttur.  İslam dünyasının direniş öyküleri bu coğrafyada yaşayan herkes tarafından bilinmektedir. İslam tarihinin ve elçilik görevini yerine getirmek için seçilmiş peygamberlerin ve onların varislerinin hayatları örnektir. Hazreti İbrahim o zamanki nemrut krallara karşı direnişi, günümüze kadar devam eden putçu sistemlere karşı nebevi tarihin önemli bir kıyamıdır. Hazreti Musa’nın mısır Firavunluğuna karşı direnişi tarihin seyrini değiştirmiştir. Peygamber kıssaları hep direniş ve toplumsal ıslah modelleridir. Anadolu bu direniş öyküleriyle doludur. Köroğlu destanı feodaliteye karşı bir direnişin öyküsüdür.  Şeyh Bedrettin, Dadaloğlu vs..ve daha yüzlerce binlerce örnek sayılabilir. Doğunun mistik dünyasını oluşturan efsaneler birer direniş abidesidir.                                    
                   Modern çağın abidesi sayılan gelişmiş batılı ülkelerin içindeki direniş öyküleri çoğu zaman zafer kazanmıştır. Tarihin satır aralarında Saint Pierre (sen piyer)ve Saint Polycarp (sen pool) denilen iki aziz yaşamıştı. Bu azizler hazreti İsa’nın havarilerinde iki farklı kişiydi.  İnandıkları ilahi değerleri uğruna inanılmaz fedakârlıklar gösterdiler. Yeryüzünü fitne ve fesattan korumak için zalim sistemlerine karşı direnen kişilerdi. Roma imparatorlarının şehirlerinin varoşlarında insanları fazilete ve erdeme çağıran savunmasız halkların haklarını korumak adına yersiz yurtsuz horlanmış insanlarıydı. Bu azizlerin düşünceleri ve isimleri bu gün dünyanın birçok yerinde bilinmektedir.  Onların düşünceleri ve dünya görüşleri yaşatılmaktadır. Ancak azizlerin yaşadığı bu tarihlerde dünyanın iki süper gücünde biri olan Roma imparatorluğunu yöneten imparatorların adı bilinmediği gibi yönettiği döneme ait çok az tarihi vakada söz edilmektedir.
             Günümüz süper gücü sayılan Amerika’daki yakın tarihi geçmişe bir örnek; siyah vatandaşları için uygulanan kelle vergisine karşı direnen Henry David Thoreau dünya direniş hareketine öncülük eden sivil itaatsizlik modelini doğurmuştur. Hindistan ve Güney Afrika’daki İngiliz sömürgesine karşı direnişe ilham vermiştir.       
          Bu gün ruhumuzun derinliklerine sıkışmış atalet ve tembellik insani değerlerimizi ve erdemlerimizi tar umar etmiştir. Güç sahibi odaklara ve onların yaptığı zulüm ve haksızlıklara direnmeyen kölelere dönüşmüşüz. Sadece egemen güçlerin bize tanıdığı özgürlüklerin sınırlarını kabul etmişiz. Kapitalist sistemlerin yeryüzünün halklarını köleleştirip sömürebilmek için kurdukları sömürgeci ağlar bizi kuşatmış. Dünya malına karşı olan aşırı düşkünlük ve uşaklık kültürü ruhumuzu ve bedenimizi tanınmaz hale getirmiştir. İnsan eksenli bir medeniyetin kurulabilmesi için erdemli ve direnen bireyler ihtiyaç duyulmaktadır. Direniş nehirlere karışan zehirli atıklar gibi ağır ağır akarak kanımıza karışmalıdır. Ülkemizin erk sahibi zinde güçleri bu tarumar olmuş geçmişiyle övünen milletin ruhunu ele geçirmiştir. Bu gün asgari ücretle çalışan ruhları çalınmış insanların isyan etmeyen aklına şaşarım. Memur olup devletin sadaka zamlarına direnmeyen memur ve işçilerin sessiz duruşlarına bir anlam veremem.
Bu gün zamanın son diliminde kapitalizmle hesaplaşma zamanıdır. Adalet ve kalkınma sadece holdinglerin ve zenginlerin hakkı değildir. Bu hak bütün vatandaşlarındır. Din dil ve ırk gözetmeden kapitalizmle ve onun siyasi olarak kurduğu çıkar şebekeleriyle hesaplaşma zamanıdır. Tüyü bitmemiş yetimlerin haklarını vergi olarak toplayıp yolsuzlukla ve usulsüz olarak müteahhitlere ve holdinglere aktaran sistem ve sistemin siyasi uzantılarıyla hesaplaşma vaktidir. Unutmayın şımaranlar kendi helaklerini kendileri hazırlayacaklardır. Bekleyiniz  ve görünüz zalimlerin sonu nasıl olacaktır.

Okunma Sayısı:216
Gösterim Sayısı:401
Yorum Sayısı:0
Tarih:30.05.2012
BU YAZIYA YORUM YAZMAK İSTER MİSİNİZ?
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırız
Toplam Yorum: 0 - Sayfa:
Maraş Haber